Bayrampaşa Sebze Halinde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Tüfenkci, hal esnafının ve çalışanlarının, üreticilerle tüketiciler arasında önemli görev ifa eden bir ortamda olduklarını söyledi.

Yaş sebze ve meyve ticareti başta olmak üzere ticaretin sanıldığı kadar basit ve kolay olmadığını bildiklerini dile getiren Tüfenkci, yanlış adımlarla bir yılda iflasa da sürüklenilebileceğini, daha da kötü durumlara düşülebileceğini ifade etti. Tüfenkci, şöyle konuştu:

“Ama ayakta durmak, üretmek, üretenin, çiftçinin emeğini değerlendirmek kadar da kutsal bir görevi ifa ediyorsunuz. Sizleri bazıları günah keçisi ilan edebilir ama biz biliyoruz ki esasında sizler, çiftçinin, üreticinin emeğini değerlendiren insanlarsınız. Dolayısıyla biz hep şunu hedefledik; üreticinin malı değerlensin, tüketici de fahiş fiyata mal tüketmesin. İşte aradan başkalarını da çıkardığımızda bunu da sağlayacak olan esasında hal esnafıdır. Bu dengeyi hal esnafı oluşturabilir. Çünkü buralar yaş sebze meyvenin borsası sayılır.

Biz birtakım teşviklerle özellikle yaş sebze ve meyvedeki fire oranlarını azaltmak istiyoruz. Türkiye’de yaklaşık yaş sebze meyve ticareti 100 milyar civarında. Bunun en az yüzde 25’inin fireye gittiğini görüyoruz. Bu, şu demektir; 100 milyarlık ticarette en az 25 milyarı çöpe gidiyor.

Biz bu fire oranlarını ne kadar azaltırsak, o esasında üreticimizin, esnafımızın ve tüketicimizin cebine gidiyor demektir. Onun için de bir takım teşvik mekanizmalarıyla, yani bir şeyi desteklerken, biz esnafımıza da aşırı bir yük getirmek istemiyoruz. Soğuk hava depolarını teşvik ederek, soğuk zincir içinde taşınmasını sağlayarak, ki burada nakliyeci arkadaşlarımız da var, onların da soğuk zincir kurmaları noktasında teşviklerimiz var. İnşallah bunları referandumdan sonra hep beraber hayata geçireceğiz.”

 “Ekmeğimizi büyütmek için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek istiyoruz”

Buradaki temel amaçlarının, hal esnafının da, üreticilerin de, küçük esnafın da, tüketicinin de kazanması olduğunu vurgulayan Tüfenkci, esnafı büyütüp tüccar, tüccarı büyütüp sanayici, sanayiciyi büyütüp ihracatçı yapmak, ihracatçıyı da dünya devleri arasına sokmak istediklerini ifade etti.

Tüfenkci, bunun için Türkiye’nin daha fazla hızlanması, etkin yönetim kurması, güçlü yönetimler oluşturması ve dünyayla rekabet edebilmesi gerektiğini kaydetti. Onun için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek istediklerini dile getiren Tüfenkci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Esnafı, çiftçiyi, işimizi, aşımızı, en önemlisi de ekmeğimizi büyütmek için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek istiyoruz. Biz mevcut sistemden razı değiliz. Niye razı değiliz; sizler, bürokrasiden, çift başlılıklardan ne çektiğinizi, çeşitli kurumlar arasındaki birtakım yönetimsel krizlerden dolayı faturanın vatandaşımıza kesildiğini çok çok iyi biliyorsunuz. Geçmişi hatırlayın, yine bu sistemin ürettiği darbeleri, muhtıraları hatırlayın, Gezi Parkı olaylarını; en son da 15 Temmuz darbe girişimini hatırlayın. Biz 15 Temmuz’u unutmadık, sizler de unutmayın. Sizler o gün tanklara, kurşunlara göğsünüzü siper ettiniz, darbeye hayır dediniz, İnşallah 16 Nisan’da da milli iradeye evet diyeceğiz.

Biz bu ülkede bir daha enflasyonlar, devalüasyonlar olsun istemiyoruz. Bir daha koalisyonlar, provokasyonlar, manipülasyonlar olsun istemiyoruz. Onun için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine evet diyoruz. Çünkü bu ülke koalisyonlarla yönetilirken, gerçekten hep eksi büyümelerde seyretti, hep kaybetti.

Oysa ne zaman büyüme rakamları yüksek gelmeye başlamışsa, biliniz ki o zaman hep istikrarla, tek başına iktidarla yönetildi. Şunu görüyoruz, şu anda AK Parti’yle beraber biz milli geliri 3 bin dolarlardan 11 bin dolarlara getirdik. İhracatımız 33 milyon dolardı, şimdi 145 milyar dolarlara getirdik. Ama bu Türkiye gibi bir ülkeye yeter mi, yetmez. Niçin milli gelirimiz 25 bin dolar olmasın, niçin ihracatımız 500 milyar dolarla olmasın. Bu güç sizlerde var. Bu güç Türkiye’de var, yeter ki güçlü yönetilsin, yeter ki güçlü meclisleri olsun, güçlü yargısı olsun. Biz bunu yaparız, yeter ki milletimizin önü açılsın.”

“Bir daha Türkiye’de provokasyonlar olmasın istiyoruz”

Milletin yıllarca sistem arızaları, sistemdeki sıkıntılar nedeniyle sermayesinin ve insanların birbirleriyle uğraşarak, kavga ettirilerek insan kaynağının heba edildiğini vurgulayan Tüfenkci, bir daha Türkiye’de provokasyonlar olmamasını, milletin birbiriyle uğraşmamasını istediklerini söyledi.

Bakan Tüfenkci, CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un sözlerini hatırlatarak, “Birileri çıkmış ‘evet diyenleri denize dökeceğiz’ diyor. Biri de kalkmış diyor ki, ‘eğer hayır çıkarsa, biz bu evetçileri denize dökmüş kadar seviniriz’ diyor. Siyaseti kamplaştırmak, bölmek, ötekileştirmek için yapmamamız lazım.

Biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini, birliğimizi, beraberliğimizi sağlamak adına yapıyoruz. Daha fazla uzlaşma sağlamak adına yapıyoruz. Biz 80 milyonu kardeş bilerek Türkiye’yi kalkındırmak, büyütmek istiyoruz. Eğer Türkiye büyürse sizler büyürsünüz, Bayrampaşa büyür, hal esnafı da büyür.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de birilerinin hep nefret dilini kullandığını ve ötekileştirmeyi bir marifet saydığını aktaran Tüfenkci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Oysa hayır veren de evet veren de bu ülkenin vatandaşı. Ve gerçekten de hep beraber Türkiye’yi büyütmek, kalkındırmak zorundayız. Biz istiyoruz ki insanımıza iş, aş bulalım, aşını, işini büyütelim. Onun için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmek istiyoruz.

Şu andaki mevcut sistemin arızalarından, boşluklarından faydalananlar, nemalananlar, kendilerine makam, rant sağlayanlar bu sistemin devamından yana, sistem değişmesin, hayır diyorlar. Ama benim çiftçim, esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz diyor ki, artık bu sistem değişmeli, Türkiye’nin kaderi yeni baştan yazılmalı, Türkiye bölgesinde güçlü olmalı. Çünkü bu coğrafya ucuz bir coğrafya değil. Eğer bu coğrafyaya sahip olmak istiyorsanız, güçlü yönetimler oluşturmanız lazım.

Ülkemiz dört bir tarafından terör saldırıları altındayken biz daha fazla birbirimize kenetlenerek bu terör belasının üstesinden gelebilmemiz lazım. Terörün kökünü kazıyabilmemiz için de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmemiz lazım, onun için de 16 Nisan’da evet dememiz lazım.

Çalışan kardeşlerimizin, gençlerimizin emeğinin hakkını alabilmesi, insanca yaşam için yeni bir sisteme ihtiyaç var. Bu sistemde etkin yönetimlerle büyüyen Türkiye’de çalışanların da hakkını alabildiği ve hakkını bulduğu bir sisteme geçmemiz lazım. Onun için biz  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini öneriyoruz. Gençlere güveniyoruz, inanıyoruz. Sözde güvenmiyoruz, özde inanıyoruz, onların önünü açıyoruz.”

Tüfenkci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin özünün milletin hakimiyetine dayandığını vurguladı. Yeni sistemle artık bugüne kadar milletin değerleriyle alay eden, millete ters düşen, milletin ortalamasını yakalayamayan hiç kimsenin iktidara gelemeyeceğine işaret eden Tüfenkci,konuşmasında şunlara vurgu yaptı:

“Hayırcıların endişesi de kampanyası da biraz da bundan kaynaklanıyor. Milletin içerisinde olmayan, milletin vermiş olduğu yön ve istikamette gitmeyenler endişe duyuyorlar. Oysa istiyoruz ki bu Türkiye’ye birileri yön ve istikamet verecekse o da milletin ta kendisi olması lazım, milletin istikamet vermesi lazım. Vesayet odakları değil, sermaye değil, medya kuruluşları değil, benim Bayrampaşalı hemşehrilerim, benim milletimin istikamet vermesi lazım. Ve İnşallah  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtiğimizde, 16 Nisan’da Allah’ın izniyle sandıklar evetle dolduktan sonra artık kimse bu millete rağmen iş başında olamayacak.”

Bakan Tüfenkci’ye, konuşmasının ardından hal esnafınca turp ve karnabahar kullanılarak “EVET” yazılmış bir sebze kasası takdim edildi.

Bir esnafın , “Ben hayırcıyım ama sizi seviyorum” ifadelerine karşılık Bakan Tüfenkci, “Bizim siyaset üslubumuzda ötekileştirme yoktur. Evet diyen de hayır diyen de bizdendir. Hayırlı işler” dedi.
Bakan Tüfenkci, Şişli Perpa Ticaret Merkezi’nde de esnafla bir araya geldi. Tüfenkci, bakanlık olarak ticaretin geliştirilmesi adına yaptıkları çalışmalar ve referandum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Katılımcıların talep ettiği Çek Yasası’nın hayata geçirildiğini hatırlatan Tüfenkci, karekodlu çek uygulamasının sunduğu imkanlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. İlk çekte para cezası, ikinci çekte hapis cezası getirildiğini belirten Tüfenkci, güvenli ticaret yapılması noktasında gelen taleplerin çoğuna yanıt verdiklerini söyledi.

Tüfenkci, hayata geçirilen Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu ne demek? Artık bankalar, sadece gayrimenkulü teminat olarak görüp kredi vermeyecek, aynı zamanda küçük işletmecilerimizin makinelerini, ham maddesini, tornasını, tesviyesini, ürettiğini de teminat olarak kabul edip kredi verebilecek. Ya da siz birine fotokopi makinesi vereceksiniz, ödemesine güvenmiyorsunuz, o makinenin üzerine rehin koyarak verebilirsiniz demek…

Siz o rehni kaldırana kadar bir anlamda size ipotekli oluyor. Üçüncü kişilere satsalar ya da devretseler bile sizin izniniz olmadan o ipoteği kaldıramıyor. Tacirlerin birbirlerine rehin verme imkanını getirdik. Bu da ayrıca bir teminat, ticareti kolaylaştıran, güvenli hale getiren bir yol. Uygulama kapsamında bugüne kadar 4 bine yakın rehin işlemi oldu. Ciddi bir meblağla bu işlemler, bilindikçe, artmaya devam ediyor.”

 “Bu büyüme rakamları Türkiye için çok önemli”

Bülent Tüfenkci, 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, girişimin milletin iradesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşu ile atlatıldığını söyledi. Tüfenkci, darbe girişimi ve terör olaylarının ekonomik etkilerine karşın alınan tedbirler sonucu 2016’da yüzde 2,9-3 büyüme yakalamanın önemli olduğunu vurguladı.

Son çeyrekte de yüzde 3,5’lik büyüme yakalandığını hatırlatan Tüfenkci, şunları kaydetti:

“2017’ye de güçlü bir başlangıç yaptık. İhracat rakamlarımızın son yılların en yüksek rakamlarına ulaştığını görüyoruz. Üretim rakamlarımızda, imalat sanayi endekslerinde, tüketici güven endekslerinde rakamların hızlı şekilde beklenti anketlerinin üzerine yükseldiğini görüyoruz. İnanıyorum ki 2017’yi geçen yıldan çok daha iyi oranlarla kapatacağız. OVP’de öngördüğümüz yüzde 4,5 büyümenin, 2017’de, çok daha üzerinde büyüme rakamlarını yakalayacağız.

Bu büyüme rakamları Türkiye için çok önemli. Biz her yıl 1 milyon insanımıza iş bulmak zorundayız. Her yıl 1 milyon genç iş gücüne katılıyor. Onlara yeni yatırım alanları, yeni fabrikalar kurmamız, işimizi aşımızı büyütmemiz lazım. Yeni hamlelerle bunu gerçekleştirmek zorundayız.”

Türkiye’nin ilerlemesi ve büyümesi için Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gerekliliğine işaret eden Tüfenkci, AK Parti iktidarlarında yaşanan istikrarla milli gelirin 11 bin dolarlar seviyesine çıktığını, bunun yeterli olmadığını, 20 bin dolarlara çıkarılması gerektiğini söyledi.

Tüfenkci, mevcut parlamenter sistemle her 10 yılda bir Türkiye’nin darbelerle muhatap kaldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bunların faturalarını sizler, bizler ödedik. Esnafın, vatandaşın günahı var mıydı? Tamamen sistem arızalarından doğan boşluklardan faturaları bizler ödedik, vatandaşımız ödedi. Darbe girişimi sonrası vatandaşımız cebindeki dövizleri bozdurdu, ekonomimize enjekte etti. Hükümet olarak bizler de aldığımız tedbirlerle zararı en aza indirdik. Ekonomi ile aldığımız tedbirleri 2016 yılında açıkladık ama uygulamaların tamamı 2017’de hayata geçti.

O kadar takip etmemize rağmen sistemin hantallığından dolayı, bürokratik sıkıntılardan dolayı ancak 2017’de etkilerini görmeye başladık. Artık bu sistemin değişmesi lazım, hızlanmamız lazım. Dünya nereye gidiyor, Türkiye nerede kalıyor? Biz dünyayla rekabet edemezsek bu insanımıza iş de, aş da bulamayız, işimizi de, aşımızı da büyütemeyiz, bizim derdimiz ekmeğimizi büyütmek. Bu güç, bu feraset bizim insanımızda var.”

 “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber Türkiye çok daha hızlı büyüyecek”

Bülent Tüfenkci, sistemin değişmesi ve prangalardan kurtulunması gerektiğini ifade ederek, en önemli reformun yeni Anayasa yapılması olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber Türkiye’nin çok daha hızlı büyüyeceğini belirten Tüfenkci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye, sistemle çok daha etkili yönetim ve çok daha etkili adımlar atacak. Bürokrasinin azalacağını hep beraber görmüş olacağız. Bu sistemden memnun olanlar ‘hayır’ diyorlar. Soruyorum, bu sistemin neyinden memnunuz? Sorduğumuzda herkes sistemin şikayetini söylüyor. Biz AK Parti olarak 15 yıldır kesintisiz ülkeyi büyütüyoruz, her alanda en az 3 kat büyüttük. Bunu yeterli görmüyoruz. Bunun için de bu model arabayı değiştirmemiz lazım. 90 kilometre hızın üzerine çıkmamız, hızlanmamız lazım.

Bu sistemi değiştirmediğimiz sürece sistem, enerjimizi birbirimizle kavga ederek heba ediyor. Birileri çıkıyor ‘evet diyenleri denize dökeceğiz, hayır çıkarsa İzmir’de denize dökmüş kadar mutlu olacağız’ diyor. Oysa bu bir referandum. Bu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oylaması. Siyasette nefret dilini geliştirmememiz lazım. Bunu bir ayrıştırma, kamplaşma meselesi haline getirmememiz lazım. Bu sistem zaten uzlaşmayı, birlik beraberliği getiriyor. Eğer biz bir halk oylamasında dahi bu kadar keskin ayrıştırılacaksak, bunu körüklemek bu millete en büyük ihanetlerden biri.”

Kardeşliğin pekişmesi ile 80 milyonun birlikte kalkındırılması gerektiğini vurgulayan Tüfenkci, “hayır” oyu kullanacakların da, “evet” oyu kullanacakların da bu ülkenin vatandaşı olduğunu, herkesin fikrine saygı duymak gerektiğini söyledi.

Referandum sonrasında bu ülkenin değerlerine daha da sahip çıkarak Türkiye’nin nasıl kalkındırılacağının hesabının yapılması gerektiğini ifade eden Tüfenkci, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile aslında biz kendi geleceğimizi oyluyoruz. Bu coğrafyada ikamet etmek ucuz değil, bir bedeli var. Biz bu bedeli, terörü yenerek, birlik beraberlik içinde, dostu ve düşmanı imrendirecek bir yapıyla kazandırmamız lazım. Bölücülüğü değil, birliği beraberliği tercih etmemiz lazım.” şeklinde konuştu.

 “Dışarıda vatandaş ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne niye geçiyorsunuz?’ diyor”

Konuşmasının ardından esnafın sorularını yanıtlayan Tüfenkci, organik üretim yapan kişilerin desteklenmesi ve kargo ücretlerini indirimli gerçekleştirebilmeleri yönündeki bir soruya ilişkin, “Yapabiliriz. Üretici birlikleri ve küçük kooperatifleri bununla ilgili teşvik ediyoruz. Kargo konusunu da teşvikin içine koyabiliriz.” dedi.

Bir vatandaşın, alışverişlerde uzun vade ve yüzde 18 KDV oranı nedeniyle zorluklar yaşadığını söylemesi üzerine Tüfenkci, “Maliye Bakanlığımız yeni bir vergi yasası üzerinde çalışıyor. KDV de onun içerisinde. Bu sorunu da çözmeye çalışırız inşallah.” diye konuştu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, cazibe merkezi 23 ilde yatırım teşvikinde bulunduklarını belirterek, bürokrasideki bazı hantallıkların faturasını ihracatçı ve üreticilerin ödediğini söyledi.

Türkiye’nin dünya ile rekabet etmek için bölgede hızlı hareket etmesi ve ürünleri hızlı teslim etmesi gerektiğini vurgulayan Tüfenkci, “Bunun için de bizim bürokratik engelleri ortadan kaldırarak bir ay değil, belki 3 gün içerisinde bunun sonucunu verebilir duruma getirmemiz lazım. Personel ise personel, teknik altyapı ise bunu kurmamız lazım. Türkiye’nin bunu kuracak gücü var. Sadece birilerinin bu işi ciddi anlamda organize edebilmesi lazım. Bunun için bir projemiz var.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 1,5 saatle dünyanın birçok noktasına ulaşacak bir coğrafyada bulunduğunu hatırlatan Tüfenkci, şunları kaydetti:

“Bunu külfete değil, nimete çevirmemiz gerekiyor. Dışarıda vatandaş ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne niye geçiyorsunuz?’ diyor. Anlamakta zorlanıyor. İşler bir şekilde yürüyor. Ancak gelip sizleri dinlemesi lazım. Herkes işlerini yürütüyor ama ne fedakarlıklarla yürütüyor. Cebinden her gün maliyet ödeyerek yürütüyor. Biz istiyoruz ki; bu millet bir daha maliyet ödemesin. Millet 15 Temmuz’larda maliyetleri yeteri kadar ödedi. Onun için bu sisteme geçmek istiyoruz.”