Bakan Tüfenkci TİM Başkanlar Kurulu Toplantısında konuştu

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Her dört ihracatçımızdan biri, beş ve beşten fazla pazara ihracat yapmakta ve bu ihracatçılarımız toplam ihracatımızın yüzde 73’ünü oluşturmaktadır” dedi.

Tüfenkci, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Genişletilmiş Başkanlar Kurulunda, küresel ekonominin 2015 yılı içerisinde birtakım kırılganlıklarla beraber tekrar yavaşlama eğilimine girmesinin, uluslararası kuruluşların gelecek döneme ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etmesine neden olduğunu kaydetti.
Uluslararası Para Fonunun (IMF) ocakta yayınladığı raporunda 2016 küresel büyüme öngörüsünü yüzde 3,6’dan yüzde 3,4’e düşürdüğünü anımsatanTüfenkci, 2017 yılı için büyüme tahminini ise yüzde 3,8’den yüzde 3,6’ya revize ettiğini hatırlattı.
Tüfenkci, Dünya Ticaret Örgütünün de 2015 yılı eylül ayında; 2016 yılına ilişkin küresel ticaret büyüme öngörüsünü yüzde 4’ten yüzde 3,9’a düşürdüğüne dikkati çekerek, “Bu oran küresel kriz dönemlerinden sonra küresel ticaret hacminin en yavaş arttığı döneme işaret etmekte.” dedi.
Buna ek olarak 2016 yılı ocak ayında küresel ticaret hacmi aylık bazda yüzde 0,4 gerilerken; küresel ihracat hacminin yüzde 1 düştüğüne işaret edenTüfenkci, küresel ithalat hacmindeki artışın ise yüzde 0,2’de kaldığını dile getirdi.
Tüfenkci, Türkiye’nin ise kriz süresince ve krizden sonraki toparlanma süreçlerini tüm kırılganlıklar ve belirsizliklere rağmen başarıyla yönettiğinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Öyle ki ülkemiz 2015 yılında yüzde 4  büyüme oranı ile en hızlı büyüyen ekonomiler arasında kendisine yer bulmuştur. 2016-2018 dönemine ilişkin hazırlanan Orta Vadeli Programımızda ise 2016 yılı büyüme oranının yüzde 4,5; 2017 ve 2018 yıllarındaki büyüme oranının ise yüzde 5 oranında yükselen bir eğilimde olması öngörülmektedir. Ülkemizin gösterdiği başarılı performans uluslararası kuruluşların da dikkatini çekmektedir. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye için 2016 yılı büyüme beklentilerini yüzde 3’ten yüzde 3,5’e yükseltmiştir. Ayrıca 2015 yılından gelen güçlü veriler ile desteklenen güçlü ekonomik duruşun Türkiye için yakın vadede ekonomik ivmede artışa işaret ettiği ifade edilmiştir.”
– “İhracatımızın yüzde 51’lik kısmını oluşturanlar, 5’ten fazla ülke grubuna ihracat yapıyor”
Bakan Tüfenkci, dünya ticaret hacminin seyrine bakıldığında son dönemlerde uzun dönemli eğilimin aksine keskin bir yavaşlamanın görüldüğünü söyledi.
Buna rağmen Türkiye’nin 2002-2015 arasındaki 14 yıllık dönemde ihracatını ve ithalatını artırdığından bahseden Tüfenkci, ihracatçıların 2015 yılında gümrüklerden 2014’e kıyasla miktar olarak daha fazla ihracat gerçekleştirdiğinin görüldüğünü kaydetti.
Tüfenkci, “Buna ek olarak gümrüklerimizde işlem gören beyanname sayıları da 2015 yılında dolar cinsinden ihracatımızda görülen gerilemenin aksine gümrüklerimizin bir önceki yıla göre daha fazla işlem yaptığını göstermektedir” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin 2002’de yalnızca 18 üründe 500 milyon doların üzerinde ihracat yaparken, 2015 yılı sonu itibarıyla bu sayıyı 52 ürüne ulaştırdığını anlatanTüfenkci, “Yine 2002 yılında hiçbir üründe 5 milyar dolar üzerinde ihracat yapamayan ülkemiz, 2015 sonunda 9 üründe 5 milyar doların üzerinde ihracat yaptı.” ifadelerini kullandı.
Tüfenkci, 2002-2015 döneminde dış ticaretteki gelişimin şehirlerde de görülebileceğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
2002 yılında 5 milyar doların üzerinde ihracat yapan yalnızca bir ilimiz varken, 2015 yılı sonu itibarıyla 6 ilimizde 5 milyar doların üzerinde ihracat yapılmıştır. Buna ek olarak 2002 yılında 500 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısı yalnızca 7 iken 2015 yılında bu sayı 25’e yükselmiştir. Ülkemizin dış ticaret konusunda dünya pazarlarına entegre bir yapıda olduğu rahatlıkla görülebilmekte. Her dört ihracatçımızdan biri, beş ve beşten fazla pazara ihracat yapmakta ve bu ihracatçılarımız toplam ihracatımızın yüzde 73’ünü oluşturmaktadır. İhracatımızın yüzde 51’lik kısmını oluşturanlar 5’ten fazla ülke grubuna ihracat yaparken; ihracatımızın yüzde 13,7’lik kısmı ise 10 ülke grubuna birden ihracat yapmayı başaran ihracatçılarımız tarafından gerçekleştirilmiştir. Piyasaya yeni giren firmalar toplam ihracatımızın sadece yüzde 5’lik kısmını oluştururken, ticarete devam eden firmalar ise toplam ihracatımızın yüzde 95’ini oluşturmaktadır.”
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 19 bakanlık ile protokol imzaladıklarını belirterek, “4 Mayıs itibarıyla bütün bakanlıklar Tek Pencere Sistemi ile yetki verecek.” dedi.
Tüfenkci, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Genişletilmiş Başkanlar Kurulunda, bakanlık olarak öncelikli amaçlarından birisinin ihracatçıların piyasadaki devamlılığını sürdürmesi olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin yeni pazarlara yönelik üretim yapması gerektiğini belirten Tüfenkci, “Yeni pazar araştırmaları için bizim sizlere destek vermemiz lazım. Bununla ilgili yakında Ekonomi Bakanlığımız ile bir destek paketini sizlerle paylaşacağız.” dedi.
Tüfenkci, Türkiye’nin dış pazarda güçlü olabilmesi için dinamik bir iç pazarının olması gerektiğini, bu nedenle ihracat desteklenirken iç piyasanın da ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Çek Yasasında yaptıkları düzenlemelerden bahseden Tüfenkci, lojistik ve ticaret merkezlerini birleştiren Serbest Ticaret Lojistik Merkezlerini hayata geçireceklerini, bununla ilgili çalışmaları belirli bir aşamaya getirdikten sonra bütün paydaşlarla paylaşacaklarını dile getirdi.
Tüfenkci, bu kapsamda belirli seviyede ticaret yapanları aynı Singapur ve Dubai’de olduğu gibi belirli yerde toplayacaklarının altını çizdi.

Gümrüklerdeki işlemler hızlandığında dış ticaretteki hacmin arttığının görüldüğüne işaret eden Tüfenkci, Türkiye’nin bir çok ülke karşısındaki avantajının, işçilik ve maliyetin dışında, diğer pazarlara rakiplerinden önce erişebilmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bu avantajı gümrüklerde kesersek, yok edersek veya prosedürlere boğarsak, siz nasıl dünya ile yarışabileceksiniz? Evet kaliteli işçilik önemli ama zamanında teslim daha da önemli.”

“Kırmızı Hat oranını 2016 yılının ilk 3 aylık döneminde yüzde 5’e düşürdük”

Bakan Tüfenkci, 2002 yılında yüzde 13 olan ihracat Kırmızı Hat oranını 2016 yılının ilk 3 aylık döneminde yüzde 5’e kadar düşürdüklerini ancak bu oranı daha da aşağıya çekmek istediklerini söyledi.
Şu anda ihracat işlemlerinin yaklaşık yüzde 35’inin mavi hatta işlem gördüğü bilgisini veren Tüfenkci, Tek Pencere Sistemini hayata geçirmek için çok yoğun çalıştıklarını anlattı.
Tüfenkci, bu kapsamda 19 bakanlık ile protokol imzaladıklarını, 4 Mayıs itibarıyla da bütün bakanlıkların Tek Pencere Sistemi ile yetki vereceğini dile getirdi.
Gümrük kapıları ile ilgili son gelişmelerden bahseden Tüfenkci, “Halkalı Gümrük Müdürlüğümüz geçtiğimiz günlerde Çatalca’daki yeni tesislerine taşındı, böylece ithalat ve ihracat gümrük hizmetlerinin topluca karşılanacağı bir lojistik üs haline dönüşmüştür. Yenileme çalışmaları devam eden Esendere Gümrük Kapısı 2016 yılı içinde; Kapıköy Gümrük Kapısının ise 2017 yılı içinde hizmete girmesini hedefliyoruz. Bundan sonraki dönemde öncelikle Sarp, Hamzabeyli, Gürbulak, Kapıköy ve Dereköy Gümrük Kapıları yeniden inşa edilecek.” şeklinde konuştu.
Tüfenkci, 2016 yılı başında çalışmalarına başlanan ve 2017 Haziran ayında sonlandırılması planlanan ihracat eşyasının yurt dışı edilmesinde transit beyannamesi yerine İhracat Refakat Belgesinin kullanılmasının ihracatçıların işlemlerini hızlandırarak önemli kolaylıklar sağlamasını beklediklerini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gümrük idarelerince verilen Dahilde İşleme, Hariçte İşleme, Geçici İthalat, Gümrük Kontrolü Altında İşleme ve Nihai Kullanım İzinlerinin verilişinden, kapatılışına kadar geçen tüm sürecin elektronik ortamdan yürütülmesi yönünde bir çalışma başlattık. İnşallah onu da 2016 yılı içerisinde tamamlamış olacağız. Pilot uygulama olarak Dahilde İşleme İzinlerinin diğer izinlerden önce sisteme aktarılması yönünde çalışmalar sürdürülmektedir. E-ticaret yoluyla yapılan ihracatın gümrük işlemlerinden kaynaklanan zaman ve parasal maliyeti azaltmak amacıyla düzenleme yaptık. Bu çerçevede hızlı kargo firmalarına ve posta idaresine, değeri 7 bin 500 avroya ve miktarı 150 kilograma kadar olan ihracat eşyasının beyanını (dolaylı temsilci olarak) yapma yetkisi verilmiştir. Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi kapsamında yapılan ihracattan doğan KDV iadesini alma imkanı bulunmaktadır. Özellikle, küçük çapta olsa da ihracat yapmak isteyen küçük ve orta boy işletmelerin 7 bin 500 avroya kadar yapacakları ihracatta, hem ihracatın maliyetini düşürdüğü hem de bürokratik işlemler nedeniyle ortaya çıkan zaman ve emek kaybını ortadan kaldırdığı için ihracatçı için bir teşvik unsuru olmaktadır.”
“Bütün limanlarda konteyner takip sistemini hayata geçireceğiz”
Tüfenkci, bu sene ya da 2017 yılının ortası itibarıyla bütün limanlarda konteyner takip sistemini hayata geçireceklerini söyledi.
Burada büyük bir kolaylık sağlayacaklarını aktaran Tüfenkci, gümrüklerdeki bütün ihracat ve ithalat aşamalarını verilen iletişim numaralarına SMS ve mail yoluyla bildirmek istediklerini kaydetti.
Tüfenkci, bakanlıkça bildirime konu olan deterjan, emzik, biberon, çocuk bezi ve diş fırçası gibi ürünlerin AB ülkeleri dışındaki ülkelere ihracatı sırasında, üretici firmaların talebi üzerine Serbest Satış Sertifikaları düzenlendiğini ve belge düzenlenmesinin aynı gün sonuçlandırılabildiğinden de bahsetti.
Gümrük Birliği çalışmalarına da değinen Tüfenkci, var olan Gümrük Birliğinde bir çok sıkıntıların oluştuğunu, müktesebat uyumu ile beraber bu sıkıntıları aşabileceklerini düşündüklerini dile getirdi.
Tüfenkci, AB yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları kapsamında tarım, hizmetler, yatırımlar ve kamu alımları gibi alanlarda üçüncü ülkelerle Türkiye ile olan ortaklık ilişkisinden daha derin tercihli düzenlemeler gerçekleştirdiğini aktararak, sözlerine şöyle devam etti: “Son dönemde ülkemiz de üçüncü ülkelerle benzer şekilde Gümrük Birliğinden daha kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşmaları müzakere etmeye başlamıştır. Türkiye’nin AB ve ABD arasında müzakere edilen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı sonucu ortaya çıkacak ekonomik blok içinde yer alma hedefi Gümrük Birliğinin güncellenmesi sürecine aciliyet kazandırmıştır.”