Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Başbakanlık Kamu Görevlileri Etik Kurulunca düzenlenen “Yolsuzluğun Önlenmesi ve Etiğin Teşviki İçin Teknik Destek Projesi Uluslararası Konferansı”nın kapanışında konuştu.

Ülkenin güvenliğini ve sağlığını korumaya yönelik faaliyetler yanında ticaret kültürünün geliştirilmesi ve ticari hayatın etkin şekilde işleyebilmesi için politikalar belirlediklerine işaret eden Bakan Tüfenkci, Türkiye’yi ticaretin en kolay ve güvenli yapıldığı dünyanın sayılı ticaret merkezlerinden biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bakan Tüfenkci, gümrük kapılarında ve limanlarda her geçen gün artan işlem hacminin, ticaretin kolay ve hızlı şekilde gerçekleştirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirterek, yasal ticaretin kolaylaştırılmasının yasadışı ticaretle daha etkin mücadele edilmesine, gümrük işlemlerinden kaynaklanan formalitelerin azaltılmasına, gümrük işlem maliyetlerinin ve sürelerinin minimum düzeye indirilerek, eşyanın bir an önce nihai varış noktasına ulaşmasına imkan sağladığını anlattı.

Tüketicilerin bilgilendirilmeleri, yasal haklarını kullanmaları ve kendilerini temsil etme konusunda özendirilmelerine büyük önem verdiklerinin altını çizen Tüfenkci, piyasaya arz edilecek her ürünün, insan sağlığı, can ve mal güvenliği, çevrenin ve tüketicinin korunması açısından güvenlik koşullarını sağlaması gerektiğini kaydetti.

 “Ticaretin haksız kazanca dönüşmesine izin vermiyoruz”

Bakan Tüfenkci, iktisadi faaliyetin önemli parçası olan ticaretin, kuralların sağladığı özgürlük içinde yapılmasını arzuladıklarını vurgulayarak, hukuk kurallarının sağladığı mevzuat altyapısıyla ticari faaliyetlerin yönetilebilir, denetlenebilir hale getirildiğini ifade etti.

Ticaretin haksız kazanca dönüşmesine engel olduklarını ve adil kazancı desteklediklerini dile getiren Tüfenkci, şöyle devam etti:

“Bu da ancak hizmet sunanlarla hizmet alanların ahlaki bir vizyonu benimsemelerine bağlıdır. Ahlak güven ortamını tesis eder. O nedenle biz ticaretin üretimden tüketime giden bütün basamaklarında moral değerleri, etiği öne çıkarıyoruz. Esnafımızın, tacirimizin birbiriyle ve tüketiciyle alışverişinde hakkaniyet ölçülerine uymalarını teşvik ediyoruz. Anadolu’da moral değer olarak yükselmiş ahilik teşkilatını sürekli gündemde tutuyoruz. Ahi birlikleri, esnaf arasında iş birliğinin ve dayanışma esaslarının yerleştirilmesini, haksız rekabetin, tekelciliğin önlenmesini amaçlarken tüketicinin korunmasına yönelik de düzenlemeler yapıyordu.”

Etik değerlerin yerleşmesinde ahiliğin büyük işlevi olduğunu belirten Tüfenkci, bu kuralların bugünkü etik kurallarla belirgin şekilde örtüştüğünü söyledi.

15 Temmuz kendi insanına darbe yapan kamu görevlilerini ortaya koydu

Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının büyük çoğunluğunun kamu görevlilerinden oluştuğunu ve devlete karşı paralel yapı oluşturarak millete karşı tehdit oluşturduklarını anımsatan Tüfenkci, şunları kaydetti:

“15 Temmuz’da bu tehdit kendi insanına karşı darbe yapan kamu görevlilerini ortaya koydu. O tankı, o uçağı kullananların veya o silahı çekenlerin yüzde 99’u kamu görevlisiydi. Korumakla mükellef oldukları devlet mekanizmasına, seçilmiş hükümete, anayasaya karşı ihlal suçu işlemekten çekinmediler. Kendi ahlaki etik değerleri doğrultusunda, kendi mesai arkadaşlarına nasıl silah çektiler, kendi insanını, kendi polisini nasıl şehit edebildiler? Etik kurallarını bu anlamıyla da yerleştirmemiz lazım. Yolsuzluğu önlemek elbette hepimizin görevi ancak en büyük yolsuzluk ve ihaneti bu millet 15 Temmuz’da gördü. O gün başarılı olsalardı, bugün ne etik kurallardan ne ahlak ne de hukuk kurallarından bahsedebilirdik.”

Tüfenkci, Bakanlık olarak etik davranış ilke ve değerlerine bağlı görev yapmak ve hizmet sunmak konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiklerinin altını çizerek, paydaş oldukları projenin etik değerlerin ve etik kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sağlayacağını söyledi.