Bakan Tüfenkci Ankara Birlik Vakfı üyeleriyle bir araya geldi

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "Türkiye'nin büyümesini kan ve silah üzerine değil, insan merkezli üretim ve huzuru amaçlayan bir altyapı üzerine tesis ediyoruz" dedi

Bakan Tüfenkci, Ankara Birlik Vakfının üyelerine yönelik düzenlediği “Türkiye’nin Ekonomisi” Konferansı’nda yaptığı konuşmada, 2017’nin Türkiye için bir sıçrama yılı olduğunu belirterek, Türkiye’nin türlü musibetlere rağmen sağlam duruşundan ödün vermediğini ve gelecek döneme ilişkin hedeflerine doğru yürüyüşünü daha kararlı ve istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü ifade etti.

Açıklanan son büyüme verilerine göre, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 11,1 ile çift haneli büyüme rakamını elde ettiğine dikkati çeken Tüfenkci, böylelikle Türkiye’nin büyümede 2011 üçüncü çeyreğinden bu yana en yüksek seviyeyi görerek, tüm tahminleri aştığını vurguladı.

Tüfenkci, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin büyüme tahminlerini yukarı doğru revize ettiklerine dikkati çekerek, “2017 yılı ortalama büyümesi̇ni̇ yüzde 7 ci̇varında bekli̇yoruz. Revizyon yapmalarına rağmen bu rakamı yakalayamadıklarını görüyoruz.”ifadesini kullandı.

Orta Vadeli Program döneminde uygulayacakları reformlar ile büyüme oranlarını daha da artıracaklarını ifade eden Tüfenkci, program dönemi boyunca ekonomik büyümenin sürdürülebilir ve kapsayıcı olmasını hedeflediklerini söyledi.

Tüfenkci, 2013 yılından bu yana gezi olayları, darbe girişimi, terör saldırıları gibi birçok girişim ile mücadele eden Türkiye’nin 2017’de ekonomide büyük bir atılım yaptığını ve bütün olumsuzluklara rağmen hem reel sektör hem Ar-Ge ve inovasyon anlamında büyük başarılar gösterdiğini anlattı.

Bu yılın “reel sektör yılı” olduğunu ifade eden Tüfenkci, ekonomideki olumlu görünümün sadece finansal piyasalar ve dış ticaret ile sınırlı olmadığını, sanayide de çarkların hızla döndüğünü belirtti.

Tüfenkci, istihdam rakamlarını önemsediklerinin altını çizerek, hem işsizlik oranını hem de enflasyon oranını 2018’de tek haneli rakamlara düşüreceklerini ifade etti.

– “Müslüman ülkelerin samimiyet testinden geçtiği bir dönemdeyiz”

Öte yandan Türkiye’nin, büyümesini kan ve silah üzerine değil, insan merkezli üretim ve huzuru amaçlayan bir altyapı üzerine tesis ettiğini belirten Tüfenkci, şöyle konuştu:

“Türkiye dünyada zulme uğramış milletlere yardım elini uzattı. Sınır kapılarımızı mi̇safi̇r kapısı olarak addedi̇yor, ülkemi̇z topraklarını mi̇safi̇rleri̇mi̇ze açıyoruz, Suriye’de, Irak’ta zulme uğrayanları ülkemizde misafir ettik, iş kurmalarına da imkan sağlayarak insani şartlarda yaşamalarını temin ettik. Arakan’a Myanmar’a kimse ses çıkartmazken bugün Türkler, bizler gidip onlara sahip çıktık. Dünya vicdanını da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde harekete geçirmeye çalışıyoruz.”

Tüfenkci, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasına karşı da şunları kaydetti:

“Türkiye, Cumhurbaşkanımız, Kudüs’e ilişkin Trump’ın aldığı karara karşı vicdanın sesini ortaya koyarak dünyayı harekete geçirmek için çaba gösteriyor. Yarın İslam İşbirliği Teşkilatı’nın olağanüstü toplantısı yapılacak. Umarız ki orada da vicdanlar harekete geçer ve Müslümanlar gerekli birlikteliği ortaya koyarak bu karara ciddi anlamda bir tepki verir. Müslüman ülkelerin samimiyet testinden geçtiği bir dönemdeyiz. Biz her zaman şunu ifade ediyoruz. Kudüs Yahudilerin veya başkasının değil, üç İbrahimi dinin kutsal merkezi, bizim için Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ile birlikte Müslümanlara emanet edilen ilk kıblegahımız. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Mirac’a çıkış noktası ve Kudüs Müslümanların harim-i ismeti. Dolayısıyla Kudüs bu anlamıyla bütün insanlık için önemli. Bu onuru korumak adına da bütün insanlığı harekete geçirmek gerekir. Belki bazı ülkeler bunu önemsemeyebilir, çeşitli pazarlıklara vesile kurban edebilir. Biz dünyada yalnız da kalsak, Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Kudüs’e sahip çıkacağız.”